top of page

Evlilik Hakkında

İstisnalar kaideyi bozmamakla beraber, bence evliliklerin dayanıklılığı ve esnekliği tecrübeyle paralel artmaktadir. (Son moda tabiri ile "resilliance")


Buna yürekten inandigim için olsa gerek, bazen "evliliğimiz ilk yıllardaki gibi değil" diye hayıflanan arkadaşlarımı anlamakta çok zorlanırım. Ve onlara "e ne güzel işte, ilk yıllardaki gibi olmasını mı tercih ederdin" dediğimde aynı şaşkın ifadeyi görmem de bir o kadar normal olmalı sanırım. 


İlk yıllarını hatırlıyorum da, serde acemilik, gönül aşk ile dolu, tam bir deli fişek. Bir yandan yeni hayatın yeni düzeni beni de onu da üzerine iki beden büyük bir ceket misali hem gülünesi hem ağlanası bir hale koymuş. Kime, ne faydası var diye düşunmeden, sadece "ben" diye başlayan kavgaların alevi ile neyse ki çocuksu bir bağlılık ve aşk ile doldurduğun o samanlıktaki kocaman kalbim olmasaydı, söner miydi acaba yangını o evcilik oyununun? Bence o alevleri önce bir mum ışığına, sonra mum ışığı ise şık bir abajura dönüşmeseydi evliliğin, o kocaman kalbimin içi boşalır da ne seyran olurdu samanlık ne de samanlık kalırdı seyran olacak. 


İşte tam da bu sebeple yukarda değindiğim konuyu tekrar belirteceğim, ne güzel işte tecrübe arttıkça yönetmesi kolaylaşıyor, anlaması kolaylaşıyor, dinlemesi kolaylaşıyor, hatta anlatması kolaylaşıyor. 


“Son söz; kalpler çok fazla kırılmamış, kırılmışsa da tamir edilmiş kalabilirse evliliğin hayat damarları zedelenmemiş demektir ve emin ol ki evliliğin ilk gün olduğundan daha iyi durumdadır. İşte o hayati damarlar; Güven, Saygı, Samimiyet ve Sabır.”

22 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page